<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>Körfez Estetik Edremit</title>
	<atom:link href="https://korfezestetik.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://korfezestetik.com</link>
	<description>Değişime Bizimle Başlayın...</description>
	<lastBuildDate>Mon, 10 Feb 2025 08:29:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://korfezestetik.com/wp-content/uploads/2024/07/cropped-korfez-estetik-logo-32x32.webp</url>
	<title>Körfez Estetik Edremit</title>
	<link>https://korfezestetik.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>KARBON PEELİNG VE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER</title>
		<link>https://korfezestetik.com/karbon-peeling-ve-dikkat-edilmesi-gerekenler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Körfez Estetik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Feb 2025 08:29:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://korfezestetik.com/?p=10137</guid>

					<description><![CDATA[Cildimiz, güneş ışınları, hava kirliliği ve zamanın etkisiyle yıpranır ve sağlıklı görünümünü kaybedebilir. Karbon Peeling, cilt lekeleri, akne izleri ve geniş]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cildimiz, güneş ışınları, hava kirliliği ve zamanın etkisiyle yıpranır ve sağlıklı görünümünü kaybedebilir. <strong>Karbon Peeling</strong>, cilt lekeleri, akne izleri ve geniş gözenekler gibi birçok cilt problemini gidermeye yardımcı olan en etkili lazer tedavilerinden biridir.</p>
<p><strong>Karbon Peeling Nedir?</strong></p>
<p>Karbon Peeling, özel karbon solüsyonunun cilde uygulanarak lazer ile aktive edilmesiyle yapılan bir cilt yenileme tedavisidir. Bu işlem sırasında karbon partikülleri cildin derin katmanlarına nüfuz eder ve lazer ışınlarıyla reaksiyona girerek ciltteki yağ, kir ve ölü hücrelerin temizlenmesini sağlar.</p>
<p>Bu yöntem, özellikle akne tedavisi, gözenek sıkılaştırma, cilt tonu eşitleme ve leke tedavisinde oldukça etkilidir.</p>
<p>Karbon Peeling, cilt sağlığını iyileştiren ve yenileyen birçok fayda sağlar. İşte bu uygulamanın başlıca faydaları:</p>
<ol>
<li><strong>Cilt Lekelerini Giderir: </strong>Güneş lekeleri, yaşlılık lekeleri ve sivilce izleri zamanla ciltte belirginleşebilir. Karbon Peeling, cilt yüzeyindeki ölü hücreleri temizleyerek leke görünümünü azaltır.</li>
<li><strong>Akne ve Akne İzlerini Azaltır:</strong> Yağlı ciltlerde akne oluşumunu azaltır ve mevcut sivilce izlerini hafifletir. Gözenekleri derinlemesine temizleyerek cildin daha sağlıklı bir yapıya kavuşmasını sağlar.</li>
<li><strong>Gözenek Sıkılaştırıcı Etki: </strong>Açık gözenekler cildin daha pürüzlü görünmesine neden olabilir. Karbon Peeling, gözenekleri sıkılaştırarak daha düzgün ve pürüzsüz bir cilt yüzeyi oluşturur.</li>
<li><strong>Cilt Tonunu Eşitler: </strong>Ciltteki renk düzensizliklerini gidererek daha parlak ve canlı bir cilt görünümü sağlar.</li>
<li><strong>Cildi Gençleştirir ve Canlandırır:</strong> Kolajen üretimini tetikleyerek, kırışıklıkların ve ince çizgilerin azalmasına yardımcı olur.</li>
<li><strong>Yağ Dengesini Sağlar: </strong>Özellikle yağlı ciltlerde fazla sebum üretimini dengeleyerek cildin daha sağlıklı görünmesini sağlar.</li>
</ol>
<h3></h3>
<h3>Karbon Peeling Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler</h3>
<ul>
<li>İşlem sonrası güneş koruyucu kullanımı ihmal edilmemelidir.</li>
<li>Bol su tüketimi, cildin daha hızlı toparlanmasına yardımcı olur.</li>
<li>İlk birkaç gün makyaj yapmaktan kaçınılmalıdır.</li>
<li>Cilt tahrişini önlemek için aşırı sıcak su ve buhardan kaçınılmalıdır.</li>
</ul>
<h3></h3>
<h3>Karbon Peeling Kimler İçin Uygundur?</h3>
<ul>
<li>Akne ve sivilce izlerinden şikayetçi olanlar</li>
<li>Geniş gözeneklerden rahatsız olanlar</li>
<li>Cilt tonu düzensizliği ve lekeleri olanlar</li>
<li>Parlak ve sağlıklı bir cilt isteyenle</li>
<li><strong>NOT:</strong> Karbon Peeling, hamileler ve bazı cilt hastalıklarına sahip kişiler için uygun olmayabilir.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BESİN ZEHİRLENMELERİ ARTMIŞKEN ALMAMIZ GEREKEN ÖNLEMLER</title>
		<link>https://korfezestetik.com/besin-zehirlenmeleri-artmisken-almamiz-gereken-onlemler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Körfez Estetik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Jan 2025 08:59:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://korfezestetik.com/?p=10134</guid>

					<description><![CDATA[Son zamanlarda besin zehirlenmeleriyle ilgili medyada çokça haber görüyoruz. Yanlış saklama koşulları, hijyen kurallarına uyulmaması gibi sebeplerle aslında hayati bir]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son zamanlarda besin zehirlenmeleriyle ilgili medyada çokça haber görüyoruz. Yanlış saklama koşulları, hijyen kurallarına uyulmaması gibi sebeplerle aslında hayati bir risk almış oluyoruz. Gelin birlikte evde gıda güveliğini sağlarız bakalım.</p>
<p>FDA ( U.S. Food and Drug Administration – Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) bizlere gıda güvenliği için dikkat etmemiz gereken 4 temel adımdan bahseder:</p>
<ol>
<li><strong> Temizleyin: Yiyeceklerinizi, ellerinizi, tezgahınızı ve pişirme araçlarınızı her zaman yıkayın.</strong></li>
</ol>
<ul>
<li>Ellerinizi en az 20 saniye boyunca ılık sabunlu suyla yıkayın. Bunu yiyeceklere dokunmadan önce ve sonra yapın.</li>
<li>Kesme tahtalarınızı, tabaklarınızı, çatallarınızı, kaşıklarınızı, bıçaklarınızı ve tezgahlarınızı sıcak sabunlu suyla yıkayın. Bunu her bir besinle çalıştıktan sonra yapın.</li>
<li>Meyve ve sebzeleri yıkayın.</li>
<li><strong>Et, kümes hayvanı, balık veya yumurta yıkamayın</strong> . Yıkama işlemi sırasında lavabodan sıçrayan su çapraz bulaş riski oluşturur.</li>
<li>Konserveleri açmadan önce kapaklarını temizleyin.</li>
</ul>
<ol start="2">
<li><strong> Ayırın (ayrı tutun): çiğ gıdaları diğer besinlerden ayrı saklayın. Bakteriler bir gıdadan diğerine yayılabilir.</strong></li>
</ol>
<ul>
<li>Çiğ et, kümes hayvanı, deniz ürünleri ve yumurtaları diğer yiyeceklerden uzak tutun. Bunu alışveriş sepetinizde, çantalarınızda ve buzdolabınızda yapın.</li>
<li>Çiğ gıdalarda kullanılan marine soslarını kaynatmadığınız sürece tekrar kullanmayın.</li>
<li>Sadece çiğ gıdalara özel kesme tahtası veya tabak kullanın.</li>
</ul>
<ol start="3">
<li><strong> Pişirin: Yiyeceklerin ısınması ve sıcak kalması gerekir. Isı bakterileri öldürür.</strong></li>
</ol>
<ul>
<li>Güvenli sıcaklıklarda pişirin:
<ul>
<li>Dana eti, kuzu eti vb en az 65 C°</li>
<li>Balık gibi deniz ürünleri en az 60 C°</li>
<li>Kıyma, köfte, sosis vb en az 70 C°</li>
<li>Kümes hayvanları en az 75 C°</li>
</ul>
</li>
<li>Yemeğin piştiğinden emin olmak için bir gıda termometresi kullanmak her zaman güvenilir yöntem olacaktır.</li>
</ul>
<ol start="4">
<li><strong> Soğutun: Yiyecekleri hemen buzdolabına koyun.</strong></li>
</ol>
<ul>
<li>2 Saat Kuralı: Yiyecekleri pişirdikten veya satın aldıktan sonra (buzdolabından satın alınanlar) 2 saat içinde buzdolabına veya dondurucuya koyun. Dışarısı 30 C° veya daha sıcaksa bunu 1 saat içinde yapın.</li>
<li>Yiyecekleri asla sıcak su altında ya da oda sıcaklığında çözdürmeyin. Aşağıdaki yöntemler en güvenilir olanlar
<ul>
<li>Buzdolabında</li>
<li>Soğuk su altında</li>
<li>Mikrodalgada</li>
</ul>
</li>
<li>Yiyecekleri buzdolabında marine edin.</li>
</ul>
<p><strong>Kimler risk altında?</strong></p>
<p>Herkes bozulmuş yiyecekler yemekten hastalanabilir. Bazı insanların yiyecek hastalıklarından hasta olma olasılığı daha yüksektir:</p>
<ul>
<li>Hamile kadınlar</li>
<li>Yaşlı yetişkinler</li>
<li>Kanser, HIV/AIDS, diyabet ve böbrek hastalığı gibi belirli sağlık sorunları olan kişiler</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CARNIVORE DİYET</title>
		<link>https://korfezestetik.com/carnivore-diyet/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Körfez Estetik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Jan 2025 07:48:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://korfezestetik.com/?p=10129</guid>

					<description><![CDATA[Son günlerde sosyal medyada sıkça karşımıza çıkan ve kilo kaybı üzerine etkili olduğu söylenen carnivore diyeti nedir ve etkileri nelerdir]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son günlerde sosyal medyada sıkça karşımıza çıkan ve kilo kaybı üzerine etkili olduğu söylenen carnivore diyeti nedir ve etkileri nelerdir gelin birlikte inceleyelim.</p>
<p>Carnivore diyeti dediğimizde aklımıza gelmesi gereken ilk şey etobur beslenme olmalıdır. Tarih öncesi çağlarda yaşayan atalarımızın beslendiği gibi tamamen hayvansal ürünlerden oluşan bir beslenme modelidir. Bu diyet, et, balık, yumurta ve hayvansal kaynaklı yağlar gibi ürünlere odaklanır. Sebze meyve, tahıl ve baklagiller gibi karbonhidrat kaynaklarını tamamen dışlar.</p>
<p>Diyetin temel felsefesi, insanların tarih boyunca avcı-toplayıcı olarak yaşadığı dönemde tüketilen gıdalara dönmeyi hedefler.</p>
<p><strong>Bize sağladığı faydalar nelerdir?</strong></p>
<ul>
<li>Otoimmün Rahatsızlıklar Üzerindeki Etkisi: anti-inflamatuar (iltihap önleyici) bir beslenme şekli olarak dikkat çekmiştir. Bazı kişiler bu diyetin, romatoid artrit, depresyon, anksiyete ve sedef hastalığı gibi rahatsızlıkları hafiflettiğini iddia etmektedir. Ancak bu iddiaları destekleyen bilimsel bir kanıt bulunmamaktadır ve iltihap önleyici diyetlerin genellikle bitki temelli olduğu bilinmektedir.</li>
<li>Gıda Hassasiyetlerinin Azalması: carnivore diyeti, bir tür eleme diyeti olarak görülebilir. Sadece et ve hayvansal ürünler tüketildiği için, gıda hassasiyetine yol açabilecek tahıllar, baklagiller ve bazı bitkisel ürünler otomatik olarak diyetten çıkarılmış olur. Bu nedenle bazı kişiler, sindirim sorunlarında ve alerjik tepkilerde iyileşme yaşadıklarını bildirmektedir.</li>
</ul>
<p>Ancak bu sağlığa faydaları kişilerin geri bildirimleri olup bilimsel bir dayanağı olmamaktadır. Carnivore diyetin sağlığa faydalı olduğunu savunabilmemiz adına daha fazla bilimsel çalışmaya ihtiyaç vardır.</p>
<p><strong>Olumsuz etkileri nelerdir?</strong></p>
<ol>
<li><strong> Kabızlık</strong></li>
</ol>
<ul>
<li>Lif Eksikliği: carnivore diyetin tamamen hayvansal ürünlere dayanması, bitkisel lifin eksikliğine yol açar. Lifin kolon sağlığı için önemli olduğunu ve lifsiz bir diyetin uzun vadede kabızlık gibi sindirim sorunlarına neden olabileceğini biliyoruz. Lif eksikliği aynı zamanda bağırsak sağlığını olumsuz etkileyebilir.</li>
</ul>
<ol start="2">
<li><strong> Mide Kanseri Riski</strong></li>
</ol>
<ul>
<li>Kırmızı ve İşlenmiş Et Tüketimi: Kırmızı et ve işlenmiş et tüketiminin mide kanseri riskini artırabileceği öne sürülmüştür. Yapılan 42 çalışmanın meta-analizine göre, vaka kontrol çalışmalarında bu risk tespit edilse de, daha geniş çaplı ve uzun süreli kohort çalışmalarında bu ilişki tam olarak doğrulanmamıştır. Ancak, bu tür etlerin aşırı tüketimi konusunda dikkatli olunması önerilmektedir.</li>
</ul>
<ol start="3">
<li><strong> Yeme Bozuklukları Riski</strong></li>
</ol>
<ul>
<li>Yeme Davranışları Üzerindeki Etkisi: carnivore diyet, yiyecek seçimlerini aşırı şekilde kısıtladığı için, yiyecekleri &#8220;iyi&#8221; veya &#8220;kötü&#8221; olarak sınıflandırma eğilimini artırabilir. Bu da zamanla düzensiz yeme davranışlarına veya yeme bozukluklarına yol açabilir. Uzmanlar, dengeli ve çeşitli bir diyetin yeme davranışları açısından daha sağlıklı olduğunu vurgulamaktadır.</li>
</ul>
<ol start="4">
<li><strong> Doymuş Yağ Tüketimi</strong></li>
</ol>
<ul>
<li>Kalp Sağlığı Üzerindeki Etkisi: bu diyette sıkça tüketilen yağlı biftek ve pastırma gibi etler, yüksek miktarda doymuş yağ içerir. Doymuş yağ tüketimi, kalp hastalığı riskini artırabilir. Yapılan bir analizde, 100&#8217;den fazla çalışma incelenmiş ve doymuş yağların, doymamış yağlarla değiştirilmesinin kalp sağlığını iyileştirebileceği sonucuna varılmıştır.</li>
</ul>
<ol start="5">
<li><strong> Böbrek Sağlığı Üzerindeki Etkisi</strong></li>
</ol>
<ul>
<li>Yüksek Protein Yükü: carnivore diyette büyük miktarda et tüketimi, böbrekler üzerinde stres yaratabilir. Yüksek protein alımı, böbreklerin metabolize etmesi gereken atık miktarını artırır ve bu durum özellikle böbrek sağlığı açısından riskli olabilir. Ayrıca, diyetin lif ve C ve E vitaminleri gibi antioksidanlardan yoksun olması, hastalıklarla mücadele kapasitesini de azaltabilir.</li>
</ul>
<p>Özetle, carnivore diyeti bazı potansiyel faydalar sunsa da, bu faydalar bilimsel olarak kanıtlanmamıştır ve birçok dezavantajı bulunmaktadır. İlkel çağlarda yaşayan atalarımızla aynı fiziksel özelliklere sahip olmadığımızı göz önünde bulundurarak sağlıklı ve dengeli bir beslenme için farklı besin gruplarını içeren sürdürülebilir bir diyet tercih etmek daha doğru olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PMS DÖNEMİNDE BESLENME</title>
		<link>https://korfezestetik.com/pms-doneminde-beslenme/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Körfez Estetik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Dec 2024 14:13:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://korfezestetik.com/?p=10125</guid>

					<description><![CDATA[PMS’de yani premenstrüal sendromda biz kadınların iştahında artış olması doğal bir durumdur.  En azimli, her yediğine dikkat eden bir kadının]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>PMS’de yani premenstrüal sendromda biz kadınların iştahında artış olması doğal bir durumdur.  En azimli, her yediğine dikkat eden bir kadının bile bu zamanlarda hormonlardan dolayı şeker ve yağlı gıdalara hayır demesi çok zor olabiliyor. Fakat sağlıklı alışkanlıklar özellikle bu zamanlarda anlık ruh halini yükseltmek için kaybedildiğinde, kendini çok daha kötü hissedebilirsin. Birçok kadın PMS dönemlerinde o an iyi ve konforlu hissetmek için boş kaloriler içeren gıdaları tercih ediyor. Bu anlık konfor sağlayan gıdalar daha sonra şişkinliğe, hazımsızlığa ve daha birçok sindirim problemine yol açarken, ruh hali ve enerjiyi de hızla düşürüyor.. Bu yazıda, PMS döneminde sağlıklı beslenme ve tatlı ihtiyacına yönelik önerileri inceleyeceğiz.</p>
<p><strong>Dengeli ve İyi Düşünülmüş Beslenme:</strong></p>
<p>Regl öncesi sendromu yaşayan kadınlar, dengeli ve besleyici bir diyetle semptomları hafifletebilirler. Dengeli bir beslenme planı, kan şekerinin dengelenmesine ve enerji seviyelerinin sabit tutulmasına yardımcı olabilir.</p>
<p>Dengeli beslenme; protein, sağlıklı yağlar, kompleks karbonhidratlar, lif, vitamin ve mineral açısından zengin yiyeceklerle sağlanabilir.</p>
<p><strong>Protein İhtiyacı ve Tokluk Hissi:</strong></p>
<p>Protein, tokluk hissini artırır ve kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olur. Bu nedenle, PMS döneminde protein açısından zengin yiyecekler tüketmek önemlidir.</p>
<p>Protein kaynakları olarak; tavuk, hindi, balık, yumurta, tofu tercih edilebilir.</p>
<p><strong>Tatlı İhtiyacı ve Alternatifler:</strong></p>
<p>PMS döneminde tatlı krizleri yaşamak normaldir, ancak sağlıklı alternatifler seçmek önemlidir. Yüksek şeker içeren tatlılar yerine, doğal şekilde tatlandırılmış veya düşük şeker içeren seçeneklere yönelmek daha iyidir.</p>
<p>Tatlı alternatifleri olarak; taze veya dondurulmuş meyveler, sorbeler, koyu çikolata (en az %72 kakao içeriği), yulaf lapası üzerine meyve dilimleri, fındık veya fıstık ezmelerine yer verebiliriz.</p>
<p><strong>Lif İçeriği ve Sindirim Sağlığı:</strong></p>
<p>Yeterli lif alımı, sindirim sağlığını destekler ve kabızlık gibi yaygın PMS semptomlarını hafifletebilir. Ayrıca, lif içeriği yüksek yiyecekler kan şekerinin dengelenmesine de yardımcı olabilir.</p>
<p>Lif kaynaklarına karabuğday ekmeği, kepekli tahıllar, sebzeler, meyveler, chia tohumu, keten tohumu örnek verilebilir.</p>
<p><strong>Sıvı Alımı ve Hidrasyon:</strong></p>
<p>Regl öncesi dönemde, ödem ve su tutulumu gibi semptomlarla mücadele etmek için yeterli su içmek önemlidir. Ayrıca, sıvı alımını artırmak vücudu temizler ve enerji seviyelerini yükseltebilir. Kilogram başına en az 30 ml su tüketilmesini önerebiliriz.</p>
<p><strong>Ölçülü Kafein ve Alkol Tüketimi:</strong></p>
<p>Kafein ve alkol, PMS semptomlarını kötüleştirebilir ve su tutulumunu artırabilir. Bu nedenle, PMS’te kafein ve alkol tüketimine ölçülü yaklaşmak önemlidir. Cin/soda gibi daha hifif alternatifler tercih edilebilir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BÖLGESEL ZAYIFLAMA</title>
		<link>https://korfezestetik.com/bolgesel-zayiflama/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Körfez Estetik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Dec 2024 11:42:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://korfezestetik.com/?p=10121</guid>

					<description><![CDATA[Genetik yapı farklılığından kaynaklı bazı bireylerin yağ hücreleri, belirli alanlarda yoğun miktarda toplanıp yağ dokusu oluşturur. Çeşitli yöntemlerle o vücut kısmında  oluşan]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Genetik yapı farklılığından kaynaklı<strong> bazı bireylerin yağ hücreleri,</strong> belirli alanlarda yoğun miktarda toplanıp yağ dokusu oluşturur. Çeşitli yöntemlerle o vücut kısmında  oluşan yağ doku miktarının azaltılması işlemi <strong>bölgesel zayıflama </strong>olarak adlandırılır.</p>
<p>Fazla kilolu olup hem kilo kaybı isteyen hem de bazı vücut bölümlerinin daha çok incelmesini isteyenlerin yanı sıra kilolu olmamasına rağmen vücudunun belirli alanlarının daha ince olmasını isteyen bireyler de vardır. <strong>Böyle bir talep kadınlarda erkeklere göre çok daha fazladır.</strong></p>
<h3>Vücutta Bölgesel Yağ Depolanması Neden Olur?</h3>
<p><strong>Bölgesel yağlanmanın olması </strong>ve birçok kişide farklı yerlerde olmasının temel sebeplerinden biri, kişinin ailesinden aldığı kalıtımsal özelliklerden kaynaklanmaktadır. Bazı bireylerde bacaklar ve kalça daha zayıfken göbek ve sırt bölümündeki yağ depolanması daha fazlayken bazı bireylerde kollar ve bel çok ince olmasına rağmen kalça ve bacaklar daha fazla yağ hücresi içerir ve daha kalın görünür.</p>
<p>Genetik yapı farklılığının yanı sıra uzun süre masa başında oturma, hormonal değişimlerin yaşanması, hareketsizlik ve sağlıksız besin tüketiminin artmasıyla da <strong>istenmeyen alanlarda yağ depolanması</strong> artmaktadır.</p>
<h3>Diyet Yaparak Bölgesel Zayıflamak Mümkün Müdür?</h3>
<p>Kilo alırken vücudun hangi kısmı kilo alıp yağ depolandıysa<strong> diyet yaparak kilo kaybederken de o bölgelerden yağ kaybı yaşanır.</strong> Göbeğim gitsin ama yüzüm incelmesin veya kollarım incelmesin diyenlere üzülerek söylüyorum ki mümkün değil. Ancak <strong>bölgesel incelme cihazlarından</strong> yardım alarak bölgesel yağlanmalardan kurtulmak mümkün.</p>
<p>Bölgesel incelme yöntemleri, vücudun birçok bölgesinde uygulanabilir. Bunlar arasında karın, bel, kalça, uyluk, kol ve sırt gibi bölgeler bulunur. İşleme başlamadan önce, hangi bölgelerin iyileştirilmesi gerektiğini belirlemek için bir uzmana danışmak önemlidir.</p>
<p>Sonuç alma süreci, seçilen yönteme göre değişebilir ve birden fazla seansta tamamlanabilir. Sonuçlar, kişinin vücut tipine, seçilen tedaviye ve tedavinin ne kadar süreceğine bağlı olarak değişebilir. Ancak, bölgesel incelme yöntemleri genellikle istenmeyen yağların azaltılmasına ve vücut şeklinin iyileştirilmesine yardımcı olur.</p>
<p>Bölgesel incelme yöntemleri, ihtiyaçlarınızı dikkate alarak bir uzman tarafından uygulanmalıdır. Ayrıca süreç sonrası dengeli bir yaşam tarzı sürdürmek, sonuçların kalıcı olmasına yardımcı olabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GÜÇLÜ BAĞIŞIKLIK</title>
		<link>https://korfezestetik.com/guclu-bagisiklik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Körfez Estetik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Nov 2024 09:28:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://korfezestetik.com/?p=10117</guid>

					<description><![CDATA[Bağışıklık Sistemi Nedir? Bağışıklık sistemi, vücudunuzu enfeksiyonlardan ve hastalıklardan koruyan doğal bir savunma mekanizmasıdır. Lenf düğümleri, kemik iliği, dalak ve timus bezi]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bağışıklık Sistemi Nedir?</strong></p>
<p>Bağışıklık sistemi, vücudunuzu enfeksiyonlardan ve hastalıklardan koruyan<strong> </strong>doğal bir savunma mekanizmasıdır<strong>.</strong> Lenf düğümleri, kemik iliği, dalak ve timus bezi gibi çeşitli organlar ve hücreler aracılığıyla çalışır. Onların etkili iş birliği sayesinde, enfeksiyonlar ve hastalıklarla mücadele eder ve sizi sağlıklı tutarlar. Sizin sağlığınızı korumak için sürekli olarak çalışır ve çeşitli savunma mekanizmaları içerir.</p>
<p><strong>Bağışıklık Sistemi Neden Güçlendirilmelidir?</strong></p>
<ul>
<li><strong>Hastalıklara Direnç: </strong>Zararlı mikropların ve patojenlerin neden olduğu enfeksiyonlara karşı daha etkili bir bariyer oluşturur. Böylelikle soğuk algınlığı, grip, solunum yolu enfeksiyonları ve diğer hastalıklara yakalanma olasılığı azalır.</li>
<li><strong>Hızlı İyileşme: </strong>Hastalıkla başa çıkmak için vücudun daha hızlı iyileşmesine yardımcı olur. Böylece hastalık süresinin kısalmasına ve yaşam kalitesinin artmasına katkı sağlar.</li>
<li><strong>Kronik Hastalıklara Karşı Koruma: </strong>Kronik hastalıkların gelişme riskini azaltır. Özellikle otoimmün hastalıklar gibi bağışıklık sisteminin kendi vücut hücrelerine karşı aşırı tepki verdiği durumlar daha az oluşur.</li>
<li><strong>Yaşlanma Sürecine Etki: </strong>Yaşlandıkça bağışıklık sistemi genellikle zayıflar. Bundan dolayı yaşlanma sürecinde bağışıklık sistemini güçlendirmek, yaşlılıkla ilişkili hastalıklara ve enfeksiyonlara karşı direnci artırabilir.</li>
<li><strong>Stres ve İyi Ruhsal Durum: </strong>Stresle başa çıkmaya ve ruhsal durumu iyileştirmeye yardımcı olur. Durumun böyleolması genel sağlık ve zindelik açısından gereklidir.</li>
</ul>
<p><strong>Bağışıklık Sistemi Nasıl Güçlendirilir?</strong></p>
<p>Bağışıklık sistemini güçlendirmek için birkaç sağlıklı yaşam alışkanlığı ve beslenme düzeni benimsemek gereklidir. Sizlere yardımcı olabilecek öneriler şunlardır:</p>
<ul>
<li><strong>Dengeli Beslenin: </strong>Sağlıklı ve dengeli beslenme, bağışıklık sisteminin güçlenmesi için temel adımlardan biridir. Günlük diyetinizde meyve, sebze, tam tahıl ürünleri, protein kaynakları (tavuk, balık, kuru baklagiller) ve sağlıklı yağlar (zeytinyağı, avokado) gibi çeşitli besinleri içermeye özen gösterin. Bunlar, vücut için gerekli vitaminler, mineraller ve antioksidanlar sağlar.</li>
<li><strong>Yeterli Uyku ve Stres Yönetimi: </strong>Sağlıklı bir bağışıklık sistemi için yeterli ve kaliteli uyku çok büyük öneme sahiptir. Stres, bağışıklık sistemini zayıflatabilir, dolayısıyla stres yönetimi tekniklerini (meditasyon, yoga, derin nefes alma gibi) uygulayarak stresi azaltmaya çalışın.</li>
<li><strong>Egzersiz: </strong>Düzenli egzersiz, bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur ve hastalıklara karşı direnci artırır. Günde en az 30 dakika orta düzeyde egzersiz yapılmalıdır.</li>
<li><strong>Sigara ve Alkol Kullanımını Azaltın: </strong>Sigara içmek ve aşırı alkol tüketmek bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebilir. Bundan dolayı sigara içmeyi bırakmaya ve alkol tüketimini sınırlamaya çalışın.</li>
<li><strong>Hijyen Kurallarına Uyun: </strong>Ellerinizi sık sık yıkamak, hastalık yayıcı bakteri ve virüslerin yayılmasını önlemeye yardımcı olur.</li>
<li><strong>Bağışıklık Sistemini Destekleyici Takviyeler:</strong> Uzmana danışarak, bağışıklık sistemini destekleyici vitamin ve mineral takviyeleri kullanabilirsiniz.</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Bağışıklığı güçlendirmeye yardımcı bazı besinlere birlikte bakalım:</strong></p>
<table>
<tbody>
<tr>
<td width="319">
<table width="100%">
<tbody>
<tr>
<td>*Su                                        *yoğurt</p>
<p>*Kefir                                   *balık</p>
<p>*Yumurta                           *yaban mersini</p>
<p>*Yeşil çay                            *ıspanak</p>
<p>*Brokoli                               *havuç</p>
<p>*Biber                                  *sarımsak</p>
<p>*Zencefil                             *zerdeçal</p>
<p>*Yağlı tohumlar                 *propolis</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CİLT BAKIMINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR</title>
		<link>https://korfezestetik.com/dogru-bilinen-yanlislar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Körfez Estetik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Nov 2024 08:53:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://korfezestetik.com/?p=10113</guid>

					<description><![CDATA[Cildimiz, en değerli ve en büyük organımızdır. Aldığı hasarların geri dönüşü, yaş ilerledikçe zorlaşır. Zarif yaşlanmanın, bakımlı bir cildin en]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cildimiz, en değerli ve en büyük organımızdır. Aldığı hasarların geri dönüşü, yaş ilerledikçe zorlaşır. Zarif yaşlanmanın, bakımlı bir cildin en büyük püf noktası ise doğru cilt bakım rutinine sahip olmaktır.</p>
<p>Günümüzde yapılan en büyük hatalardan biri, kulaktan dolma bilgilerle yapılan cilt bakım uygulamaları. Cilt tipimizi tespit etmeden hangi ürünün cildimize uygun olduğunu bilemeyiz. Öncelikle cilt tipimizi öğrenmeli, cildimizi tanımalı ve ona göre uygun ürünleri tercih etmeliyiz. Cildimizi tanımak içinse işin uzmanından yardım almak şart ama öncesinde gelin cilt bakımında doğru bildiğimiz yanlışlara bakalım.</p>
<ol>
<li><strong>“Yağlı ciltlere nemlendirici kullanılması gereksiz” </strong>bilgisi hatalı bir bilgi. İnsan cildi hangi tipte olursa olsun suyla temasından sonra kurur.  Ve eğer nemlendirici kullanılmazsa cilt daha fazla yağ salgılar. Bu noktada yapmanız gereken cilt tipinize göre yahut yağlı ciltler için geliştirilmiş bir nemlendirici krem kullanmak.</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="2">
<li><strong>“Cilt temizliği için su ve sabun yeterli.”</strong>Bu bilgi baştan sona hatalı. Cilt temizliğinde su kullanabilir. Ancak su ve sabun cildin pH seviyesini dengesizleştirir. Temizleme işleminde bir tonikten yardım almak ise cildin asit seviyesi normalleştirir ve cilt dengesi korunmuş olur.</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="3">
<li><strong>“Güneş kremi sadece yazın kullanılır.”</strong>  İnsanlar genel bir algıyla güneş kreminin sadece yaz aylarında gerekli olduğunu düşünüyorlar. Oysa mevsim gözetmeksizin güneşin zararlı ışınlarından cildi korumak gerek. Mevsim kış bile olsa mutlaka bir güneş kremi kullanılmalı ve cilt koruma altına alınmalı.</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="4">
<li><strong>Gece cilt nefes aldığı için bir cilt bakım ürünü kullanılmaz.” </strong>Cilt kendini gece yeniler ve siz de cilt tipine göre uygun cilt bakım ürünlerini gece kullanarak yenileme işlemine yardımcı olmalısınız. Ayrıca bir püf noktası düzenli bir uyku, cildi güzelleştirmeye yardımcı olur</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="5">
<li><strong>“Yaz kış aynı cilt bakımını uygulayabilirim.” </strong>Bazı ciltlerin yapısı mevsim değişikliklerinde farklılaşabilir. Mesela karma bir cilt yazın yağlanabilirken, kışın kuruyabilir</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="6">
<li><strong>“Bantlar ile düzensiz cilt görünümünden kurtulmak için yeterli.”</strong>Bant gözenekleri etkili bir şekilde temizlemez, sadece yüzdeki kirleri temizler. Kısacası düzensiz cilt görünümüne karşı bakım yapmak için daha etkili çözümler bulmanız gerekli.</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="7">
<li><strong>“Gençken yaşlanma karşıtı ürün kullanmaya gerek yok.” </strong> Gençken yaşlanma karşıtı cilt bakım ürünleriyle bakım yapın. Cildinizin geleceğini kendiniz belirleyin.</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="8">
<li><strong>“Keselenmek ölü deriyi artırır.”</strong> Keselenmek dozunda olduğu zaman uygundur. Fazla uygulandığında cildi tahriş etmekle birlikte kızarıklık oluşturup; kuru ciltler için sakıncalı olabilmektedir.</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="9">
<li><strong>“Peeling sıkça uygulanmalı.”</strong>Peeling işlemleri ölü deriyi atmada yararlıdır ancak farklı cilt tipleri için farklı ürünler kullanılmaktadır. Çok sık peeling uygulamaları faydadan çok zarar getirebilmektedir. Bazı kremlerin içinde soyucu bulunduğundan bu kremleri kullananların peeling yapması ya da keselenmesi cilt tahrişlerine yol açabilmektedir.</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İKİNCİ BEYNİMİZ</title>
		<link>https://korfezestetik.com/ikinci-beynimiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Körfez Estetik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Nov 2024 07:14:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://korfezestetik.com/?p=10109</guid>

					<description><![CDATA[Artık biliyoruz ki bağırsaklar yalnızca sindirim sisteminin bir parçası değil, vücudumuzdaki çeşitli sistemler üzerinde etkili olan ikinci beynimizdir. Bağırsak mikrobiyotası]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Artık biliyoruz ki bağırsaklar yalnızca sindirim sisteminin bir parçası değil, vücudumuzdaki çeşitli sistemler üzerinde etkili olan ikinci beynimizdir. Bağırsak mikrobiyotası bozulduğunda çeşitli sağlık sorunlarıyla karşılaşmamız muhtemel. Peki  bağırsak mikrobiyotamızın bozulduğunun işaretleri nelerdir?</p>
<p>*Her öğünden sonra oluşan şişkinlik hissi</p>
<p>*Düzensiz bağırsak hareketleri (sürekli ishal ya da kabız olma durumu)</p>
<p>*Cilt problemleri (akne, egzama vb)</p>
<p>*Sürekli yorgunluk</p>
<p>*Ağız kokusu</p>
<p>*Gıda intoleransları</p>
<p>Yaşanan bu semptomlar bağırsak floramızdaki iyi ve kötü bakterilerin dengesinin bozulduğunu gösteriyor olabilir. Hadi birlikte bağırsak floramızı nasıl iyileştirebileceğimize bakalım!</p>
<ol>
<li>Minimum 1 ay şekerden uzak duruyoruz. Çünkü şeker bağırsaklarımızdaki kötü bakterileri besliyor.</li>
<li>Yeterli su içmeye başlıyoruz. Su içmeden bağırsak hareketliliğini sağlayamayız.</li>
<li>Probiyotik takviyesi almadan önce doğal probiyotikleri (ev yapımı yoğurt, kefir, turşu vb)beslenme rutinimize ekliyoruz ve omega-3 takviyesine başlıyoruz.</li>
<li>Prebiyotik ve lif alımımızı arttırıyoruz. İyi bakterilerin besini olan prebiyotiklerden zengin besinleri (soğan, sarımsak, enginar, muz vb) ve lifli besinleri (sebze, meyve, tahıllar) günlük rutinimize ekliyoruz.</li>
<li>Gıda hassasiyetlerimizi belirliyoruz. Farkındalıksız önümüze ne gelirse yemek yerine besinleri tükettikten sonraki yaşadığımız şişkinlik, hazımsızlık gibi durumları gözlemler ve bu konuda bir uzmana danışıyoruz.</li>
<li>Hareketsizliği bırakıp egzersiz yapmaya başlıyoruz. Basit bir yürüyüş, yoga, yüzme kısacası vücudumuza hangisi iyi geliyorsa o sporu yapıyoruz.</li>
<li>Çok zor ama stres seviyemizi kontrol altında tutmaya çalışıyoruz. Bu konuda bir uzmandan yardım almak çok daha iyi olacaktır.</li>
</ol>
<p>Bağırsaklarımız iyileştiğinde uyku kalitemiz, cildimiz, ruh sağlığımız hatta doğurganlığımız da iyileşir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>NEDİR BU HYDRAFACIAL?</title>
		<link>https://korfezestetik.com/nedir-bu-hydrafacial/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Körfez Estetik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Nov 2024 07:44:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://korfezestetik.com/?p=10106</guid>

					<description><![CDATA[Hydrafacial bakım, vakumla yapılan, cildi derinlemesine temizleyen ve gençleştiren cilt yenileme yöntemidir. Hydrafacial uygulaması, akne, sivilce, siyah nokta, gözenek problemleri,]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hydrafacial bakım, vakumla yapılan, cildi derinlemesine temizleyen ve gençleştiren cilt yenileme yöntemidir. Hydrafacial uygulaması, akne, sivilce, siyah nokta, gözenek problemleri, minik kırışıklar gibi sorunların tedavisinde tercih edilir. Tek seanstan itibaren ciltte parlama, nemlendirme ve canlılık etkisi göreceğin bu cilt bakımı sende daha genç bir görünüm yaratacak.</p>
<p>Hydrafacial günümüzün en son teknolojilerini kullanarak, ciltte derinlemesine temizlik yaratan cilt bakım uygulamasıdır. Eminiz siz de arkadaş ortamında ‘Hydrafacial ne demek?’ sorusunu sık sık duymuşsunuzdur. Hydrafacial Türkiye’de oldukça yaygın bir cilt bakım yöntemi haline geldi. Vakum teknolojisini kullanan Hydrafacial, klasik cilt bakımlarından farklı olarak cilde zarar vermeden, gözenekleri derinlemesine temizliyor. Cilt bakımı Hydrafacial, akne, sivilce, kırışıklık, mat ve solgun görünüm gibi cilt problemlerinin tedavisinde kullanılıyor.</p>
<p>Hydrafacial cilt bakımı dört adımdan meydana gelir. Cilt temizleme, soyma, yenileme, nemlendirme ve antioksidan koruma aşamalarından sonra cildin bir anda bebek gibi pürüzsüz ve sağlıklı görünür.</p>
<p>Hydrafacial nasıl uygulanır?: İlk aşamada cildin vakum yöntemi ile temizlenirken, ikinci aşamada cilt tipine uygun solüsyon yardımı ile cildinin tedavi süreci başlatılır.</p>
<p>Radyofrekans teknolojisi kullanılarak uygulanan bu solüsyon peptit, antioksidan ve hyaluronik asit içerdiği için cildin doğal kolajen üretimini destekler. Cilt kolajen üretimini başlattığında, cildin doğal olarak nemlenir, akne ve sivilceler onarılır ve cilt yenilenmesi sağlanır. Son olarak yüzüne uygulanan soğutucu başlık sayesinde cildine şok etkisi yaratılır ve bu solüsyonun cildine hapsolur.</p>
<p>Vakumlu Vortex başlığı sayesinde Hydrafacial cildinin nazikçe temizlenmesini sağlar ve cilt dokusuna hasar vermez. Aynı zamanda bu başlık, cildin en minimal adımda soyulmasını sağlayarak cilt yüzeyindeki ölü derinin dışarı atılmasını sağlar. Böylece gözeneklerini tıkayan makyaj artığı, havadaki kir ve sebum birikintisinden kurtularak gözeneklerinin nefes almasını sağlayabilirsin.</p>
<p>Hydrafacial her cilt tipine uyarlanabilen bir cilt bakımıdır. Bu nedenle her cilt tipine, 16 yaşından itibaren her yaş grubuna uygundur. Hydrafacial cilt bakımı, yağlı, kuru, karma, kırışıkları olan, sarkmalar görülen, akneli, siyah noktalı ciltlere önerilir. Hydrafacial cilt bakımında kullanılan serumlar ve led ışık tedavisi kişinin cildine göre ayarlanır. Oldukça işlevsel bir bakım olan Hydrafacial antiaging özellikli veya siyah nokta/sivilce karşıtı olarak kullanılabiliyor.</p>
<p>Hydrafacial yaptıranlar, cilt bakımı sonrası ciltlerinde yumuşacık, pürüzsüz ve daha sıkı bir görünümle karşılaşırlar. Sizler de işin uzmanına danışın cilt bakımlarınızı ihmal etmeyin!</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GLÜTENSİZ BESLENME HERKESE UYGUN MUDUR?</title>
		<link>https://korfezestetik.com/glutensiz-beslenme-herkese-uygun-mudur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Körfez Estetik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Oct 2024 13:11:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://korfezestetik.com/?p=10103</guid>

					<description><![CDATA[Son yıllarda popülaritesi iyice artan glütensiz beslenme tarzı hepimize uygun mu, kilo vermede ne kadar etkili gelin birlikte inceleyelim. Glutensiz]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda popülaritesi iyice artan glütensiz beslenme tarzı hepimize uygun mu, kilo vermede ne kadar etkili gelin birlikte inceleyelim.</p>
<p><strong><em>Glutensiz beslenme</em></strong>, buğday, arpa ve çavdar gibi tahılların içinde bulunan proteinin, çölyak, glüten intoleransı ve alerji gibi problemleri olan bireyler üzerinde semptomlar yaratmasını engellemek için uygulanan bir diyet çeşididir.</p>
<p>Glüten; arpa, buğday ve çavdar gibi tahılların içeriğinde bulunan bir protein çeşididir ve içeriğinde bulunan besinlerin şeklini korur. Aynı zamanda glüten, içinde bulunduğu unlardan yapılan hamurlara elastikiyet sağlar. Gluten birçok besinde bulunur. Buğday unundan üretilen ekmekler, hamur işleri, makarna, çorba, bulgur, arpa, malt sirkesi, çavdar içeriğinde malt bulunan süt ve süt ürünleri glüten içeren besinler arasındadır.</p>
<p>Çölyak ve bazı bazı otoimmün hastalıklara sahip bireylerin beslenmesinde; bağırsak tahribatını önlemek, semptomları azaltmak ve yaşam kalitesini arttırmak için gluteni beslenmeden çıkarmak gerekmektedir. Glütenin beslenmeden ömür boyu mu yoksa kısa süreliğine mi çıkarılacağı hastalığa ve kişinin glüten intoleransının boyutuna göre değişmektedir. Son zamanlarda çölyak olmayan gluten hassasiyeti oldukça artış göstermektedir. Çölyak olmayan gluten hassasiyetinde diyetten gluten çıkarıldığında kişilerin yaşam kalitesinin arttığı gözlemlenmiştir .</p>
<p><strong><em>ANCAK</em></strong></p>
<p>Glütensiz diyet uygulayan kişilerin %20-38&#8217;inin günlük alması gereken kalori değerinden daha az kalori aldığı ve protein, lif, vitamin ve mineraller gibi bazı besin öğesi eksikliklerine sahip olduğu gözlemlenmiştir. Glütensiz diyetler; protein, karbonhidrat, yağ gibi makro ve mineral, vitamin gibi mikro besin öğelerinin dengesi korunmadan uzun süre uygulandığında fazla kilo, insülin direncine ve metabolik sendroma neden olabileceği görülmüştür. Aynı zamanda çoğu tahılın diyetten çıkması sonucunda lif tüketiminde azalma ve bazı vitamin ile minerallerin eksikliği görülebilmektedir. Beslenmeden gluten çıkarıldığında, azalan lif alımını dengeleyecek karabuğday gibi yüksek lifli glutensiz gıdalar beslenmeye eklenmelidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em>Sonuç olarak;</em></strong></p>
<p>Glütensiz beslenmek isteyen herkes bu beslenme modelini uygulayabilir. Glütensiz beslenme, başta çölyak hastalığı olmak üzere glütenin sindirimi ile alakalı rahatsızlıklara iyi gelmektedir. Tanısı konulmamış sağlıklı bireylerde uzun vadeli ve bilinçsiz bir şekilde glütensiz beslenme modeli benimsemek olumsuz sonuçlara sebep olabilmektedir. Önemli olan glüten içeren tahılları beslenmemizden çıkardığımızda eksilen diğer besin öğelerini dengeli ve yeterli alabilmektir. Bunun için bir diyetisyen danışmanlığında ilerlemelidir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
